Bedeniniz Sizi Ele Veriyor

Beden dili kişilerin vücut hareketleri, jest ve mimikleri ile kurduğu iletişim biçimidir. Eğer beden dilinizi kullanmayı biliyorsanız, iş ve özel yaşantınızda sözcüklerden daha geçerli bir dil olduğunu göreceksiniz

Beden dili karşılıklı iletişim de sandığımızdan büyük rol oynuyor. Öyle ki bazı durumlarda sözcüklerden daha tesirli olabiliyor.

Beden Dilinin Önemi

Beden dili kişilerin vücut hareketleri, jest ve mimikleri ile kurduğu iletişim biçimidir. Eğer beden dilinizi kullanmayı biliyorsanız, iş ve özel yaşantınızda sözcüklerden daha geçerli bir dil olduğunu göreceksiniz. Zira beden dili psikolojik ve sosyolojik konuların başında gelen ve sözcüklerle bir bütün olarak kullanıldığında anlatılmak isteneni önemli ölçüde belirginleştiren bir iletişim aracıdır.

İş Hayatına Etkileri

Günümüzde birçok şirket ve kuruluş çalışanlarının beden dili kullanımını baz alarak performansını değerlendiriyor. Herhangi bir işe alım veya iş yürütme süresince işinize yarayacak birkaç teknikten bahsedelim. İşte beden dili iadelerinin anlamları.

Eller

Bir iş görüşmesinde bıraktığımız ilk intiba oldukça önemlidir. Tedirginliği atmak adına iyi bir tokalaşma süreci bizi rahatlatabilir. Elimizi uzattığımızda ürkek bir şekilde parmak ucumuz ile tokalaşmaktan kaçınmalıyız. Bu özgüven eksikliği göstergesidir. Tam aksine çok sert sıkıp kabalaşmaya da gerek yoktur. Karşınızdaki kişi elini uzattığında onun da ne demek istediğini pekala anlayabiliriz. Örneğin bayramlar da el öptürür bir şekilde tokalaşıyor ise bu kendini sizden üstün gördüğü anlamına gelir. Mümkün oldukça bu tip tokalaşmalardan kaçınmalı ve normal bir el sıkışmayı benimsemeliyiz.

Gözler

Gözler iletişim de büyük bir etkiye sahiptir. Tabi ki iş yaşamında da önemli mesajlar içerir. Örneğin iş görüşmesi esnasında karşınızdaki insanın gözlerine bakmanız en doğrusu iken burun ve ağız çevresine bakmanız yanlış anlaşılabilir. Bu genellikle birbirini iyi tanıyan insanların seçtiği yoldur. Göz üstü veya saçlara bakmak ise kibir göstergesidir, karşınızda ki kişi ona üstünlük kurmaya çalıştığınızı düşünebilir.

Kol ve Omuzlar

Bir iş görüşmesinde belki de en çok karşılaştığımız sorunlardan biri de elimizi kolumuzu nereye koyacağımızı bilemediğimiz anlardır. İş görüşmelerinde işverenler sıklıkla bu hareketleri kullanırlar. Mesela karşınızdaki kişi ellerini göğüs hizasında birleştiriyorsa bu kendini koruma altına aldığını ve kendini size karşı gizlediğini gösterebilir.

Ellerini ceplerine koyuyor ve masaya yaslanıyor ise bu sizden üstün konumda olduğunu ve sizden bir şeyler sakladığını anlamına gelebilir. Omuz bölgesi ise kesinlikle öz güven ve kişisel imajınız için en önemli bilgileri verebilir. Düşük omuzlu bir duruş ilgi ve eksikliğinizi gösterebilirken bunun tam tersi bir tavır sizi daha aktif ve ilgili gösterebilir.

Mimikler

Surat ifadeniz ve konuşurken seçtiğiniz tavır da elbette ki çok önemlidir. Hafif bir tebessüm öz güven ve memnuniyet göstergesidir. Burada olduğum için mutluyum imajı yaratırsınız. Aksi bir surat ifadesi sıkılmış ve kendini ifade etmekte güçlük çekildiğinin göstergesidir. Ve kesinlikle karşınızdaki kişiyi olumlu yönde etkilemeyecektir. Enerjik ve tebessümlü bir duruş iş görüşmelerindeki en önemli artıdır.

Ses Tonu Ve Konuşma Biçimi

Ses tonu kullandığımız beden diline zıt olursa karşımızdaki insanların aklı karışabilir. Sert bir dil ve üslup olumsuz kişilik özelliklerinizi ve stres yönetimi konusunda sınıfta kalacağınızı gösterir. Halbuki yumuşak bir tonlama ve doğru kelimeler sizi iş yaşantınızda güzel yerlere getirebilir.

Ayaklar Ve Oturma Şekli

Ayaklar belki de bizi en çok ele veren uzuvlarımız olabilir. Oturuş şeklimizden ve ayaklarımızın baktığı yöne kadar birçok mesaj verebilir ve alabiliriz. Birkaç örnek ile ele alacak olursak karşımızdaki kişinin ayağının baktığı yön gerçekten ilgi gösterdiği şeyi bize gösterebilir. Eğer bir kişi bütünüyle sizinle iletişim halindeyse ayaklarının yönü de size dönük olmalıdır.

Başka bir yöne bakıyorsa ora da bulunmaktan hoşnut olmadığını anlayabiliriz. Oturma şekline gelecek olursak da bir sandalyenin ucuna oturan biri ile arkasına yaslanan birini kıyaslayabiliriz. Sandalyenin ucuna oturan kalmak ile gitmek arasında bir tutup sergilerken arkasına yaslanan kişi olduğu yeri sahiplenen ve halinden hoşnut kişi konumunda olabilir.

Yazar: Şule Kökay

Subscribe to Enstitü Blog - Teknoloji, Eğitim ve Değişim Üzerine

Don’t miss out on the latest issues. Sign up now to get access to the library of members-only issues.
jamie@example.com
Subscribe