Doğru Karar Verebilme Yeteneği

"Güç, kuvvet; yayın gerilişine, karar vermek ise okun atılışına benzer" diyor Sun Tzu. Gerçekten böyle midir? Ok hayatımız için önemli fırsatlar olarak düşünülürse biz hangi okların atılmasına "karar" vermiş oluyoruz?

"Güç ve kuvvet yayın gerilişine, karar vermek ise okun atılışına benzer" diyor Sun Tzu.
Gerçekten böyle midir? Ok hayatımız için önemli fırsatlar olarak düşünülürse biz hangi okların atılmasına "karar" vermiş oluyoruz?  Gün içinde birçok seçime maruz kalıyoruz. (ne giyeceğimiz, ne içeceğimiz gibi)  Bunlardan birine karar vermez zorundayız. Eğer çok fazla düşünürsek bu zaman kaybına sebep olur.

Kararsızlık Yok

Yazının başında verdiğim metafora dönecek olursak; Elimizdeki yayın kalitesi ne kadar iyi olursa olsun, ya da ne kadar güçlü olursak olalım o ipi bırakmadığımız sürece hiçbir şey elde edemeyiz. Yani ne kadar donanımlı ve bilgili olursak olalım o işe başvurmadığımız sürece, ilgili sınava girmediğimiz sürece olduğumuz yerde sayarız. Bu kararsızlık sürecinde çoğunlukla korkularımız rol oynar, sadece iş alanında değil: Hayatımızın her alanında durum böyledir.

Ben bunu yapacağım deriz ve beynimizin içindeki bir ses, o düşündüğümüz eylemi yapmamak için bir fabrika gibi bahaneler üretir, (neden yapasın ki? sen o kadar güçlü/iyi değilsin, yapmasan da olur) Aslına bakarsanız oku bırakmakta bir karardır, ama elinizdeki ipi tutmakla, yavaş bir şekilde geri çekmek aynı anlama gelir. Kısaca hayatımız için attığımız her "ok" bizi bir şekilde etkiler ve önemli olan bu kararı doğru şekilde ve kendi yararımıza verebilmektir. Peki bunu nasıl yapacağız? Benim kendi hayatımda uyguladığım bazı yöntemler var, Şöyle ki;

En Kötü Senaryoyu Düşünün

Yapımızdan dolayı bu konuda çok başarılıyız aslında, fakat bize zarar verecek şekilde yapmayacaksınız. Örneğin bir kursa başlamak istiyorsunuz, fakat korkularınız yüzünden geri adım atıyorsunuz, yapılacak şey çok basit! Olabilecek en kötü şeyi düşünün. "Kursa gittiğimde ayağım kayıp yere düşeceğim ve oradaki bütün insanlar bana gülecekler" veya "Söylediğim sözlerden kötü etkilenip bana sürekli baskı yapacaklar" gibi senaryolar kurun, daha sonra kendinize şu soruyu sorun "Bunları yaşayınca ne hissedeceğim?" İşe yarıyor. Eğer bunları yaşamaktan korkuyorsanız geçici bir şey olduğunu ve insanların sizi gerçekten umursamadığını bilin.

Diğer Seçenekleri Düşünmeyi Bırakın

Bir karar verdiğinizde içinizden "keşke şu okulu seçseydim" tarzında cümleler kurmayın. Elde ettiğiniz sonuç iyi veya kötü olacaktır, ama ömrünüzü pişman olarak, keşke diyerek geçiremezsiniz. Yaşamanız gereken bir hayat var ve bunu kararlarınız yönlendiriyor. Birini seçmek, diğer bütün senaryoları seçmemektir.

Anlık Kararlar İçin Dört Saniye Kuralı

Yoldan geçerken karşınızdan dikkatinizi çeken bir kadın/erkek gördünüz diyelim ki, yanına gidip konuşmak istediniz. Aklınızdaki kötü senaryo yazarı bahaneler üretirken, oku hala elinizde tutarken içinizde dörtten geriye doğru sayın, bu sürenin sonunda (saçma bahanelerle değil mantıklı iç sesinizle) karar verin. Tabi bu maddeyi hayatınızın önemli kararları için uygulamayın.

Özetle karar vermek bizim kişiliğimizi, kaderimizi ve davranışlarımızı oluşturur. Hala karar verebiliyorken en iyi seçimi yapmak sizin elinizde, bunu mahvetmekte yine sizin elinizde, oku iyi kullanmalısınız.

Yazar: Ümit Kaya

Subscribe to Enstitü Blog - Teknoloji, Eğitim ve Değişim Üzerine

Don’t miss out on the latest issues. Sign up now to get access to the library of members-only issues.
jamie@example.com
Subscribe