Hayalini Kurduğumuz Eğitim

Bu benim yıllarca evde oturup eğitim alma hayalimin ete kemiğe bürünmüş haliydi. Online eğitim ile İstanbul İşletme Enstitü ile tanıştım. Oradaki eğitimleri görünce hepsini almak istedim. Ancak aynı anda en fazla iki eğitim alınabiliyormuş. Blog yazarlığı ve Excel eğitimine kaydoldum.

Siz bu yazıyı hangi zaman diliminde okuyorsunuz bilmiyorum ama ben bu yazıyı eylül ayı içerisinde yazıyorum. Eylül ayı denildiğinde ister istemez aklımızda bazı çağrışımlar oluşuyor. Bu çağrışımı oluşturan en önemli faktör hiç şüphesiz okulların açılmasından kaynaklanıyordur.

Eylül Ayı

Okul hayatımız dünyayı anlamaya başladığımız dönemlerden itibaren başlıyor dünyanın kaç bucak olduğunu anlayacağımız zamanlara kadar devam ediyor. Şahsen ben bu süreci yeni tamamlamış biriyim lisans eğitimim daha birkaç ay öncesinde bitti. Ancak yılların oluşturduğu birikim benim de eylül ayına bakışımı diğer aylardan farkı kılmaya yetiyor. Eylül bir çoğumuz için olduğu gibi benim için de yeni bir dönemi adeta yeni bir yılı çağrıştırıyor.

Şunu da itiraf etmeliyim ki okul hayatım boyunca uzun bir tatil döneminden sonra okulların açılacak olması beni sıkan bir gelişmeydi. Bende birçoğu gibi okulların açılmasını istemezdim. Hatta okulun açılacağı ilk zamanlar mizah seviyemde artardı. İşte bu okula gitme fikrini ilk kim buldu? Neden sabah kalkıp okula gidiyoruz? gibi sorular ve bu soruların esprili ele alınması sadece benim değil ülke gençliğinin sosyal mecralarda en çok konuştuğu konulardan biridir.

Eğitim Hayatı

Bu yazıyı okuyacak ve henüz eğitim hayat devam eden kardeşlerime izninizle size bir tavsiye vermek istiyorum. Bulunduğunuz konumun değerini çok iyi bilin. Çünkü o konumdan çıktığınızda aynı benim gibi dünyanın kaç bucak olduğunu daha iyi anlıyorsunuz. Hayatınız en uzun tatilini öğrencilik döneminizde yapacaksınız. Eğitim hayatınızı bittikten sonra kendi ailenizde dahil olmak üzere kimse size bu kadar toleranslı olmayacak sizden hep bir beklentileri olacak en çok da maddi beklentileri olacak. Bulunduğunuz konumun hakkını verin.

Bu kısa bir tavsiyeden sonra asıl konuma dönmek istiyorum. Okul hayatı boyunca okula gitmek zor gelmiştir. Evde neden eğitim alamıyoruz diye düşündüğüm zamanlar olmuştur. Tabi okul hayatım boyunca böyle bir şey yapamadım. Okul hayatım bittikten sonra yılların alışkanlığı mı dersiniz bilemem ama bende yeni şeyler öğrenme isteği oluştu. İnternette dolaşırken online eğitim diye bir şeye rastladım.

Online Eğitim

Bu benim yıllarca evde oturup eğitim alma hayalimin ete kemiğe bürünmüş haliydi. Online eğitim ile İstanbul İşletme Enstitü ile tanıştım. Oradaki eğitimleri görünce hepsini almak istedim. Ancak aynı anda en fazla iki eğitim alınabiliyormuş. Blog yazarlığı ve Excel eğitimine kaydoldum. İki eğitimde güzeldi ve ilgiyle takip ettim. Bende hepinize bu eğitimleri almanızı tavsiye ederim.

Şimdi sizin aklınıza şu soru geliyordur. Eğitimler ne kadar faydalı oluyor? Yoksa bir zaman kaybı mı olacak? Size şöyle söyleyeyim ben blog yazarlığı eğitiminden sonra bu metni kaleme aldım. Aslında bu benim ödevim. Eğer siz bu metni buraya kadar okuyabildiyseniz bu beni aldığım blog yazarlığı eğitimi sayesinde olmuştur. Size bu yazıyı okutarak aldığım eğitimin hakkını vermiş oluyorum.

Yazar: Ali Karabulut

Subscribe to Enstitü Blog

Don’t miss out on the latest issues. Sign up now to get access to the library of members-only issues.
jamie@example.com
Subscribe