Hayatımızı Belirleyen Nokta: Özgüven

Aldığımız kararlarda başarılı olabilmemiz için bize gerekli olan en önemli şeylerden biri de özgüven sahibi olmaktır.

Aldığımız kararlarda başarılı olabilmemiz için bize gerekli olan en önemli şeylerden biri de özgüven sahibi olmaktır. Herkesin diline dolanan ama herkeste bulunmayan bu özelliğin tanımına gelin bir açıklık getirelim;

Özgüven Nedir?

Kendi hayatınızı yönetebilme, bir düşünce hakkında başkalarının yargılarından etkilenmeden, kendi fikrini savunabilme ile ilgili. Kısaca özgüven, kendi hayatınıza hakimiyet gücünüz olarak tanımlanıyor.

Çevrenizde yönlendirmeye ihtiyacı olan insanlar görebilirsiniz. Kendisine söylenen minik bir olumsuz söz ile morali bozulan, kolay manipüle olan ve hiçbir zaman verdiği kararlardan emin olamayan ve emin olamadığı için kendisini toplumdan geri planda tutan insanların ardında kendine güven eksikliği söz konusu.

Bu problemi aşmak bütün hayatınızı elinize alabilmek için çok önemli bir nokta. Tabi ki bu problemle karşılaşmayı beklemeden ipleri en başından ebeveyn olarak ele almak şart. Bilinçli aileler küçük yaştan itibaren kişiye özgüven kazandırarak hayatına dair güçlü kararları ele alabilmelerini sağlar. Peki bilinçli ailelerin izlediği yollar neler? Bu konuya da bir değinelim.

Özgüven Sahibi Çocuklar Yetiştirmek İçin Yapılması Gerekenler

Kaç yaşında olursa olsun evin iş bölümüne katkısı olması çocuğun kendine olan güvenini yükseltmesinde yardımcı olur.

Fikir alışverişi yapın

Aile yemeğinde ortaya bir konu hakkında konuşmaya başlayın ve çocuğunuza kendi fikrini sorun. Onun düşüncelerinin oluşmasına izin verin. Kendini özgürce ifade edebilen çocukların özgüven problemi olmaz.

Serbest Bırakın

Hepimiz birey olma yolunda ilerlerken doğru ve yanlış eylemlerde bulunduk. Doğru yaptıklarımız bizim kendi yeteneklerimizi keşfetmemizi sağladı. Yanlış yaptıklarımız ise bize tecrübe kazandırdı.

Bir anne veya baba olarak yetiştirdiğimiz evlatlarımızın yanlış yapmasına ve kendi kendisine doğruyu bulmasının en iyi çözüm olacağını kabul edin. Yaptıklarını kontrol edin ama aynı zamanda fazla da müdahale etmeyin. Özellikle anaç duygular biraz bastırılmalı. Onların, size bağımlı olarak yetişmesi büyük bir yaşa geldiklerinde herkes için fazlasıyla zor bir durum oluşturabilir.

Merak etmesine izin verin

Özgüvenli olmak bir yandan ne zaman ne yapacağını bilmekten geçer. Eğer bir insana küçük yaştan itibaren merak ettiği konuları araştırmaya yöneltir, aşamalı bir şekilde ne yapacağına dair teknik bilgiyi verirseniz ileride o kişinin belirsiz bir durumda boşluğa düşmesini de engellersiniz.

Korkularının üstüne gitmesini sağlayın

Bizi geliştiren ve özgüven kazandıran durumlardan biri de yapamadıklarımızın üstüne gidebilmemizdir. Hepimiz bilmediğimiz şeyden çekiniriz o halde kediden korkan birini kedi ile yüzleştirmek iyi bir fikir olabilir.

Sevgi verin

Tüm bunları yaparken sevginizi hissettirmeyi unutmayın. Şefkat bir çocuğun sağlıklı yetişebilmesi açısından önemli bir rol oynuyor. Elinizi verin ama dengeli olun. Yaşadığı zor durumlarda vereceğiniz duygusal destek bir çözüm bulmasına yeterli olacaktır. Ona verdiğiniz sevginin yanında kendisini de sevmeyi öğretin

Hepimiz kusurlu varlıklarız. Yüzümüzün veya bedenimizin görüntüsünü sevmeyebilir, başarılı olmadığımız konular ve sahip olmak isteyip de olamadıklarımız yüzünden kendimizi eksik hissedebiliriz. Doğal bir durum olmasına karşın bunları önemseme oranımız bizim özgüven derecemizi de büyük ölçüde belli eder. Bir insan en başta kendisinin en yakın arkadaşı olmalıdır. Özgüven sahibi dediğimiz kişiler kendi başına eğlenebilen ve karakterlerinin farkında olan insanlardır.

Hayatımızdaki bazı değişimler kendimizi sevmeye başladıktan sonra gelişir. Yetişkin biri olarak en çok da ergenlik sürecinde olanlara kendi hayatımızdan örnek vererek kendi yapabildiklerimizi ve yapamadıklarımızı anlatarak gerçeklik duygusunu ve kimsenin mükemmel olamayacağı algısını verebilmeniz onu kaygıya düşürmeden rahatlatıp ileride yaşayabileceği strese bağlı anksiyete ve depresyon problemlerine karşı şimdiden çözüm sağlayacaktır.

Yazar: Necla İzel Fenerci

Subscribe to Enstitü Blog

Don’t miss out on the latest issues. Sign up now to get access to the library of members-only issues.
jamie@example.com
Subscribe