Hedeflerimizi Gerçekleştirmek

Kişisel gelişim.  Yıllardır bir kişisel gelişemedik. O kadar kişisel gelişim eğitimleri aldık, ama ne için? Önce hedefiniz olmalı, hayalleriniz büyük olmalı diye beynimizi yediler.  Sonra hedeflerimiz yerinde durdu ama daha gerçekçi oldular. Şimdi yeni yeni hedefimizi elimizden almaya başladılar. Hedef koymayacakmışız. Akışına bırakacakmışız.

Hedef belirlemek ile amacınızın olmasının ayrı kavramlar olduğunu anladığımızda “hedef” belirlemenin doğru bir şey olmadığını fark edeceğiz. Hedef: TDK’ya göre “Nişan alınacak yer,” yani bir şeye nişan alarak onu vurmaktır. Yüzyıllardır bu anlamı ile kullanılan ve biz ilk olarak Nişan alınacak yer olarak öğrendiğimiz bu kelimeye sonradan yüklenen ikinci anlam bilinçaltımızca ne kadar doğru anlaşılabilir ki.

Amaç ise, sonunda elde edeceğin yol için gerekli çabayı göstermektir. Amaçta gittiğiniz yoldan zevkte alırsınız. Öyle bir enerji verir ki size, hiçbir engel sizi durduramaz. Yanınızda size yardım eden hiç tanımadığınız insanlar var. Çünkü inandığınız bir şey için, kimseyi ikna etmenize gerek yoktur. Onlar siz anlatırken ikna olmuşlardır.

Hedefimize ulaşamamamızın en önemli nedeni hedefi on ikiden vurmaya kalkıyoruz. Bu hedef belirlediğimizde yaptığımız en büyük hata. Taşı atarsınız ya hedefi vurur ve siz havalara zıplarsınız ya da hedefi vurmazsınız omuzlarınız çöker. Her iki senaryonun da toplam süresi 60 saniye kadar bir zamandır. Hadi hedefi buldunuz, taşı aradınız, nişan aldınız diyelim “üç dakika” olsun. Ve bitti. Hedef kelimesi bize tam olarak bunu anlatıyor. Üst bilincimizde farklı bir anlamda kullanıldığını bilsek de, bilinçaltımız böyle düşünmüyor. Hedeflediğiniz şey üç dakika içinde olmazsa; sinirlenmeye, öfkelenmeye, kendini kaybetmeye kadar giden duygu durumlarını yaşıyoruz. Hepimiz bu duyguları uçlarda yaşamasak da, hedefimizden vazgeçirmeye yetecek kadarını yaşıyoruz.

Hedefiniz değil amacınız olursa bilirsiniz ki; mücadele etmeli, bazen koşmalı, bazen durmalı arada bir fırtınanın ortasına tedbirsiz dalmalı. Dümeni bırakmayı bilmeli. Amacımıza ulaşmak için yapacağımız hareketler bilinçaltımızca da desteklendiği için negatif duygular bizi teğet geçecek.   Bu kadar fazla etkilemeyecek.

10 kilo vermek hedefiniz olmamalı, kilo vermek hedef olamaz. Amaç da değildir. Sadece irade ve akışına bırakmakla ilgilidir. Hayatın, kendi deviniminde size destek olmasına izin verirseniz eğer ortada ne hedef kalır nede amaç. Sadece yol ve yolun sonunda elde edeceğiniz gururlu gülümseme vardır. “Ben yaptım” diye bilmenin saf mutluluğu. Artık hayatınızın vazgeçilmez enerji kaynağına ulaşmak için yollara düşeceksiniz. Buda sizi hep daha ileriye, daha yukarıya gitmenin bir yolunu bulmaya sevk edecektir.

Hedef, yıkıcıdır. Amaç yapıcı. Hedef’in başarısını yalnız kutlarsınız, amacın başarısını herkesle. Tanıdığınız, tanımadığınız herkesle.

Amaç fedakârlık ister, amaç bir vazgeçiştir. Vazgeçmeyi ve bırakmayı öğrendiğimizde hedeflerinize ulaşacaksınız.  Tabii ulaşmak istediğiniz hedefiniz gerçekten istediğiniz şeyse.

Hedeflerden vazgeçip, amaçlarla dolu günler sizinle olsun.

Yazar: Ahter Özsoy

Subscribe to Enstitü Blog - Teknoloji, Eğitim ve Değişim Üzerine

Don’t miss out on the latest issues. Sign up now to get access to the library of members-only issues.
jamie@example.com
Subscribe