İçimizdeki Mucize: Özgüven

Özgüven belki de hakkında çokça yazılı ve sözlü kaynağa rastladığımız, içimizde bir yerlerde çıkmayı bekleyen çok güçlü bir histir. Hiçbirimiz dünyaya tam anlamıyla hazır olarak gelmeyiz.

Özgüven belki de hakkında çokça yazılı ve sözlü kaynağa rastladığımız, içimizde bir yerlerde çıkmayı bekleyen çok güçlü bir histir. Hiçbirimiz dünyaya tam anlamıyla hazır olarak gelmeyiz. Bizi taşıyacak ayaklarımız olur ancak bu her zaman hayata karşı ayakta kalabilmemize yetmez.

İşte burada yapmamız gereken içimizdeki özgüven dediğimiz mucizeyi keşfetmektir. Bu mucize bizi çoğu zaman iki çift ayaktan daha dik tutar. Özgüven, kendimize olan inancımız, sevgimiz ve kabullenişlerimizdir. Aynı zamanda mutlu ve başarılı bir hayatında küçük sırlarından biri belki de.

Kendimize Olan İnancımız

Özgüven denince ilk akla gelen maddelerden biri olan kendimize olan inancımız ve güvenimiz genellikle bir şeyleri yapma, harekete geçme durumlarında ortaya çıkar. Özgüveninizi ortaya çıkarın. Öte yandan bir sağlık sorunu yaşarken bile bu güvene sahip olan birey “hastalığımı yenebilirim” diyebilir.

Bu konuda yaptığımız hata ise kendimizden önce başkalarına güvenmeye çalışmaktır ki bu çoğu zaman mümkün olmaz. İlk iş kendimize inanmak ve güvenmektir. Bu özgüven için en gerekli özelliklerden biri mutlaka. Ancak her konuda olduğu gibi burada da ölçüyü ayarlamakta fayda var yoksa kendine inancı olan birinden çok egolu bir insan olarak anılabiliriz.

Kendimize Karşı Duyduğumuz Sevgi

Yine güçlü bir özgüven için yapmamız gereken önemli bir adım. Kendimizi sevmek bizi her zaman hayata karşı daha güçlü kılar. Kendini seven insan yaptığı hatalar sonucunda benliğine kötü davranmaz. Aksine hepimizin de unutmaması gerektiği gibi hatalar insanlar içindir.

Kendi değerinin farkında olan kişiler hatalarından dolayı kendisine kızmak yerine bunlardan ders çıkarır. Aynı zamanda bu bireyler kişisel saldırılara ve problemlere karşı daha olumlu ve çözüm odaklı olurlar. Şüphesiz bu da iyi bir özgüven için olmazsa olmazlardan.

Kabullenişlerimiz

Yaşamımız boyunca kötü tecrübeler edinmemiz kaçınılmazdır. Bir gün sahip olduğumuz bir hastalığı, bir gün ise başarısızlığımızı kabulleniriz. Hepimizin böyle anları olmuştur ancak bunların getirdiği pişmanlıklarla savaşmak yerine onlarla barışmalıyız. Özgüven sahibi bir insan, “her şeyi yapabilirim, başarabilirim, çok iyiyim” demekten ziyade herhangi bir başarısızlıkta, yanlışta ve hata da bunun sebebini kabul edip, başardıklarına odaklanır. Biliyoruz ki hayatta her zaman başımıza iyi şeyler gelmez ve bunlarla baş edebilmek için kabullenmek sihirli anahtarımız olmalıdır.

Bunlara sahip olmadığımızda hayatın getirdiklerine karşı güçsüz ve zayıf kalırız. Bununla birlikte kararlar almakta güçlük çekip, bildiğimiz şeyleri söylemekten bile çekingenlik duyarız. Fakat içimizdeki özgüven orada kalmak zorunda değil ve dışarı çıkarmak bizim elimizde. Kendi değerimizin farkına varmalı ve gerektiğinde kendi özeleştirimizi yapabilmeliyiz.

Kendi İradenizle Karar Alın

Dünya düzeninde iyi ve kötü olduğu sürece her zaman karşımıza olumsuz şeyler çıkacaktır. Sizi kötü etkileyen insanlar, yanlış kararlar, başarısız sonuçlar. Kimseye bağlı kalmadan kendi iradenizle kararlar alıp uygulamaya koyun ve dışarıdaki olumsuz seslere kulağınızı tıkayın. Bir yere varabilmek için yürümek yeterlidir. Tabi bunları yapabilmek için özgüven sahibi bireyler olmamız çok önemli. Çünkü her şeyin kendiliğinden iyi olmasını beklemek hata olurdu. Unutmayalım ki bizim için en değerli olan şey yine kendimiziz.

Aslında sahip olduğumuz fakat farkında olmadığımız bu şeyi kapının arkasına atmayı bırakıp harekete geçelim. Bir yazarın da dediği gibi “Mutluluk her zaman vardır. Yeter ki en karanlık anlarınızda ışığı açmayı unutmayın.” Kendinizi sevin ve bir şeylere başlamaktan korkmayın, unutmayın elinize kağıt ve kalem almadığınız sürece resim yapamazsınız.

Yazar: Gülşah Gül

Subscribe to Enstitü Blog

Don’t miss out on the latest issues. Sign up now to get access to the library of members-only issues.
jamie@example.com
Subscribe