Karar Vermek Ya da Vermemek

Fanatik bir futbol taraftarına dönüşüp hararetli kavgalar edebiliyorum onun için. O ‘hayat benim için siyah ve beyaz’ olayını bu şekilde açıklayabiliyorum. Büyüdükçe azalacağını umut ettim hep, üzmedi beni azaldı ama hala karakterimin büyük bir yüzdesini oluşturuyor.

Yazacağım konuyu seçerken bile kararsızlık yaşıyorum. Hayat benim için siyah ve beyazdan oluşuyor belki de bu yüzden karar veremiyorum belki de değil.

Korku Filmi Gibi

İşte böyle oluyor genelde ve ben tenis maçı izler gibi zihnimin karar verene kadarki sürecini izliyorum. Kazanan var mı bilmiyorum ama kaybeden; hayat enerjim oluyor, tabi bir de çevremdekiler. Bu yüzden karar vermekten kaçınıyorum gerçi böyle yaptıkça daha çok karar vermem gerekiyor, resmen korku filmi. Hayır, yemeğin yanında lahana salatası yesem ne olacak havuç tarator yesem ne olacak?

Sevgili seçimi, şarap seçimi, iş seçimi hepsi aynı gözüküyor bana. Önem derecesine göre şiddeti artsa da kararsızlık hemen yanı başında duruyor, mükemmel. Tahmin edileceği gibi önem derecesinde başı çeken şarap seçimi oluyor. Neyse ki konumuz bu değil.

Sorumluluk

Ama anladığım kadarıyla kararların getireceği sorumluluktan kaçıyorum. Ki bu hayatımda duyduğum en -mantıklı- kaçılacak şey. Çünkü düşündüğümde yakın arkadaşın getireceği sorumluluktan kaçmak için bile yakınlaşmıyorum. Bu diğer konularda da böyle olduğu için sanırım işler komikleşiyor. Evet, komikleşiyor çünkü o karar sürecindeki halim komik düşme videoları gibi. Hani ‘gülmesek yazık adama’ diyorsun ama bir yandan da tutamıyorsun kendini.

Siyah Beyaz

Bir şeye karar verdiğimde de kutsalım oluyor. Fanatik bir futbol taraftarına dönüşüp hararetli kavgalar edebiliyorum onun için. O ‘hayat benim için siyah ve beyaz’ olayını bu şekilde açıklayabiliyorum. Büyüdükçe azalacağını umut ettim hep, üzmedi beni azaldı ama hala karakterimin büyük bir yüzdesini oluşturuyor.

Bir yandan da kafamı ‘ya özgür irade diye bir şey yok ki bu benim mi seçimim sanki öğrenilmiş şeyler işte’ diye doldurduğum için o karar vermenin getireceği özgürlük hissi de elimden kayıyor. Hayatı orta karar bir ciddiyetle yaşamak işleri kolaylaştırır mıydı? Ne diyor Nazım Hikmet, ‘’Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın.’’ Bu ciddiyetle yaşama meselesi benim işlerimi zorlaştırıyor, orta karar ciddiyette anlaşalım mı?

Yazar: Senem Balkan

Subscribe to Enstitü Blog

Don’t miss out on the latest issues. Sign up now to get access to the library of members-only issues.
jamie@example.com
Subscribe