Özgüven Kendinize Verdiğiniz Değerdir

Özgüven insanlar için oldukça önemli ve duygusal gereklilik olarak ifade edilmektedir. Kişinin kendisinden memnun olma ve kendiyle barışık olma durumudur.

Özgüven insanlar için oldukça önemli ve duygusal gereklilik olarak ifade edilmektedir. Kişinin kendisinden memnun olma ve kendiyle barışık olma durumudur. Bireylerin kendilerine verdiği özdeğer aslında özgüvendir. Kişi kendine ne kadar değer verirse o kadar özgüven sahibi olur. Özgüven bireyin kendini ne kadar değerli gördüğünü ve değer verdiğini de ifade etmektedir. İnsanların farkındalık özelliği bulunmaktadır.

Kimlik Oluşturma

Yaşamının başladığı ilk yıllardan itibaren çeşitli etkenler sayesinde kişiler kendilerine kimlik oluşturmaktadır. Bireyler oluşan bu kimliğe değer kazandırır. Oluşturulan bu kimlik, kişinin kim olduğunu tanımlamaktadır. Kişinin karakterini ve kişiliğini ifade etmektedir. Bireyler oluşan bu kimliğin özeliklerini sevip sevmediğine karar verir. Özgüven sorunları genellikle bu durumla ortaya çıkar. Bireyin kendi önyargıları nedeniyle oluşmaktadır.

Kendi özelliğimizden hoşlanmamak ya da bazı ayrılmaz parçalarımızı reddetmek ruhsal dengemizin sarsılmasına neden olmaktadır. Özgüven, değişen, durağan olmayan bir duygu halidir. Farklı zamanlarda ya da durumlarda güvensizlik duygularına sahip olabilir. Aksine bazı durumlarda ya da zamanlarda öz güven duyguları çok yüksek olabilir.

Güvenmek Ya Da Güvenmemek

Her birey kendine güvendiği ya da güvenmediği durumlar yaşamaktadır. Bazı insanlar, eğitim ve iş başarıları gibi konularda kendine güvenirken bazı insanlar fiziki özellikleri ve sosyal hayatları nedeniyle güvenmektedir. Çoğu insan her ortamda her durumda tam olarak güven duymak ister. Kişiler bu şekilde kendini daha rahat hisseder.

Özgüveni yüksek olan kişiler başarıp başaramayacağı durumları bilir. Bu durumlara göre hareket etmektedir. Beklentileri gerçekleşmese bile kendini kabul etmeyi bilirler. Bu kişiler kendisiyle ilgili olumlu düşünceleri devamlı sürdürürler. Özgüveni yüksek olmayan devamlı kendini sorgulayan kişiler ise kendilerine düşük değer verirler. Yeteneklerinin farkında değillerdir. Sürekli olarak başarısız olma kaygısı yaşamaktadırlar.

İltifat ve takdirleri görmezden gelirler. Bazı durumlarda kendisiyle alay ettiklerini düşünüp alınırlar. Kendilerini daha fazla yargılamamak, reddetmemek ve yaralanmamak için çevresine koruyucu duvarlar örer, savunmalar geliştirirler. Özgüveni yüksek olmayan kişiler başaramadığı durumlarda diğerlerini suçlarlar ve sürekli şikayet ederler.

Özgüven Nasıl Gelişir?

Özgüven, çocukluk döneminde yaşanan deneyimler sayesinde şekillenmektedir. Bu dönemde büyüme evresinde yaşanan başarısızlıklar ve başarılılar özgüveni yapılandırıyor. Bir bireyin özgüven oluşumunda en büyük etken ailedir. Aile dışındaki etkenler ise çevre, arkadaşlar, öğretmenler ve akrabalardır. Bunlar özgüveninin şekillenmesinde en büyük faktörlerdir. Çocukluk döneminde yaşanan sorunlar özgüven eksikliğine neden olurken, yaşanan iyi deneyimler özgüvenin iyi yapılanmasına yardımcı olmaktadır.

Çocuğun aile içinde ya da çevresinde özenli büyütülmemesi sorun yaşamasına neden olur. Çocuğun sözünün dinlenmesi, çocuk ile saygılı konuşulması, çocuğa yeterli ilgi alaka gösterilmesi, çocuğun başarılarının farkına varılması ve hatalarının kabullenilmesi gibi durumlar çocuğun iyi deneyimler yaşayarak özgüven sahibi olmasına yardımcı olur. Sert bir şekilde eleştirilmesi, fiziksel, duygusal veya seksüel olarak kötüye kullanılması, görmezden gelinmesi ve aşağılanması, her şeyi mükemmel yapması beklenmesi gibi deneyimler çocuğun özgüveninin oluşmasını engellemekte ya da azaltmaktadır.

Çevresel Faktörler

Bilinçaltında genellikle olumsuz düşünceler vardır. Birey ne düşünürse düşünsün ne hissederse hissetsin devamlı olumsuz düşünceler bireyi etkiler. Bilinçaltında oluşan olumsuz düşünceler bireyin yapmak istediklerini yapmasını engellemektedir. Bu durum özgüveninin eksilmesine neden olur. Bu nedenle bireyler olumsuz düşüncelerini umursamamalıdır. Çevresel faktörlerin etkileri de önemlidir.

Bu faktörler kişinin ilerlemesini engellemektedir. Bu durumda bilinçaltındaki olumsuz düşünceler gibi kişiyi ve kişinin hayatını olumsuz etkiler. Bu yüzden bireyler hem çevresel faktörleri hem de bilinçaltındaki olumsuz düşünceleri umursamaktan vazgeçmelidir. Bireyler kendilerine hedefler koymalı ve çaba göstermelidir.

Her kazanılan hedef özgüvenin daha da artmasına ve mutlu bir hayat yaşamasına neden olur. Bu nedenle bireyler hayatlarında amaçlar ve hedefler belirlemelidir. Bu amaç ve hedeflere göre hayatlarını şekillendirebilir. Bu durum sağlıklı bir ruh haline sahip olmasını sağlar. Sürekli baskıyla büyüyen çocuklar çeşitli kişisel gelişim veya iletişim eğitimleri katılarak özgüven sorununu aşabilirler. Etkili iletişim kurabilmek için açılan bu ücretsiz online eğitimler ile hem çevre ile iyi iletişim kurmak hem de daha sosyal bir hale gelmek mümkün.

Yazar: Sadullah Acar

Subscribe to Enstitü Blog

Don’t miss out on the latest issues. Sign up now to get access to the library of members-only issues.
jamie@example.com
Subscribe