Pazar Sendromu Var Mı?

Sabah, pazartesi sendromu en üst seviyede olurmuş... Ben şöyle düşünüyorum: İş hayatına başladığımız pazartesi, işini sevmeyenler için yeniden hafta sonuna ihtiyaç duyma sürecinin başlaması. İşini keyifle yapanlar için de şaşırtıcı ya da keyiflendirici yeni olaylar sürecinin başlaması demek.

Hafta sonu planladıklarınızı yapamadıysanız sendrom yakanızda. Hemen tepki vermeyin ancak ben hiç ‘pazartesi sendromu’ yaşamıyorum. Şaşırmayın ya da kızmayın lütfen çünkü bende de pazar sendromu var. Hemen ev kadını olduğumu da düşünmeyin. Üniversite üçüncü sınıfta başladığım iş hayatında yalnızca son bir yıldır her gün işe gitmiyorum. Benim için lise sona kadar yaşadığım pazartesi sendromu üniversiteyi bitirmeye yakın başladığım iş hayatıyla birlikte pazar sendromuna dönüşmüştü. Bazılarınızın, “Hadi canım” dediğinizi duyar gibi oluyorum.

Pazar Sendromu

Vallahi vardı billahi vardı, sevimsizce yaşadığım pazar sendromu. Ama ben bir nedenle size göre şanslıydım. Çünkü bu sendromu yaşadığım gün, özgür olduğum gündü ve bunu kolay atlatabiliyordum. Kısaca ondan söz edip, neden pazartesi sendromu yaşamadığımı anlatmamı ister misiniz? Belki de bir nebze pazartesi sendromunu tedavi eder ama korkum, sizde de pazar sendromunu başlatmak olur. Yapmayın ne olur? Bırakın sendromu haftanın her günü güzel desem de bunu halletmek zor sanırım. Peki, benim gibi pazar sendromu yaşayanlar var mı aranızda?

Pazar Sendromu Nasıl Başladı?

Çok sıkı olan lise hayatını sevmediğim için pazartesileri okula gitmek istemezdim. Eğlenceli geçen bir hafta sonundan sonra okulun o özgürlüğümü kısıtlayan duvarlarına arasına girmek çok sıkıcıydı. Bir de ödev sendromunu ekledik mi, “vay başıma gelenler” moduna girerdim. Pazartesi sendromuna katlanabilmemdeki tek neden uzak yerlerde yaşayıp bir tek okulda görüştüğüm sevgili arkadaşlarıma –ki bazılarıyla hala görüşürüz- kavuşmak olurdu. Aslında pazar sendromunu atlatmak pazartesindekinden daha kolay. Yok ya çok da üzülmem pazartesini bırakıp pazar sendromunu yaşamanıza. Belki de çok kolay atlatıldığı için.

Pazar Günü Neden Bir Sendrom?

Çünkü hafta sonu yapmayı istediklerimi gerçekleştirmek için yalnızca bir tek günüm kalmıştı. Ve benim yapmak istediğim daha çok şey vardı, bazılarını yapamayacaktım. Oysa cumartesi sabahı öyle miydi? Hafta sonu için tonlarca program yapmış, dolu dolu yaşayacağım bir cumartesi gündüzü akşamı hatta gecesi vardı. Kalanları da pazar günü yapardım. Tanrım tam 48 saatim vardı bir hafta sonu yaşamak için. Siz de bu duyguyu yaşadınız mı? İşte pazar sabahı kalktığımda yaşadığım duygu buydu: “Daha çok şey yapmak istiyorum ama zaman yetmeyecek” Akşam daha acıydı: “Ya hafta sonu bitti, yapacaklarım bitmedi, pazar akşamı da insan bir yere gitmek istemiyor

Ha bazı kaynaklarda sendromun işte tam bu noktada, pazar akşamı başladığını da söylerler. Belki de benimki de pazar sabahından başlayan pazartesi sendromudur. Ama pazar sabahı yapılan güzel uzun bir kahvaltı sendrom bırakmaz ve keyifli bir pazar geçirmemi sağlardı. Akşama dek tabii. Peki ya pazartesi sabahları.

Pazartesi Sabahları

Sabah, pazartesi sendromu en üst seviyede olurmuş... Ben şöyle düşünüyorum: İş hayatına başladığımız pazartesi, işini sevmeyenler için yeniden hafta sonuna ihtiyaç duyma sürecinin başlaması. İşini keyifle yapanlar için de şaşırtıcı ya da keyiflendirici yeni olaylar sürecinin başlaması demek. Bu fikrime katılanlarınız olacaktır. Ben yaptığım işleri hep seven, yani çok şanslı biriyim. Bu nedenle pazartesi sabahları, o hafta işler sakinse, “Bu hafta keyifli geçecek” diye, yok yepyeni olaylar varsa da “bakalım yeni neler yaşayacağız, sürprizler olacak mı” diye işe başlarım. Bu merak ve kafadaki bu düşüncelerle, pazartesi sendromu yanımdan bile geçmez. İnsan, yapacağı işe odaklandı mı? Başka şeyi pek fazla gözü görmüyor.

Gelelim işini sevmeyenlere. Onların işi bu kadar kolay değil. İşin uzmanları var, Pazar sendromu ile ilgili kariyer.net’deki bir yazıda bu konuda cevapları bulunması gereken sorulardan söz ediyor. Biri şöyle: “İş deyince bende beliren duygu ne? Haksızlık? Yorgunluk? Ezilmek? Stres? Öfke?” Cevabı önemli ve tam bir dürüstlükle cevap verilmesi gereken bir soru değil mi? Pazartesi sendromu konusundaki uzmanlar oldukça ayrıntılı çalışmalar yapıyor. Benim önerim, Pazartesi sendromu yaşayanların (ki çoğunlukla işini sevmediklerini düşünüyorum) bu uzmanların yaklaşımlarından yararlanmaları olacaktır.

Yazar: Sevgi Can

Subscribe to Enstitü Blog

Don’t miss out on the latest issues. Sign up now to get access to the library of members-only issues.
jamie@example.com
Subscribe