Pazartesi Sıradan Bir İş Günüdür

Doğada pazartesi yoktur. Ne kadar yatıştırıcı ve makul olmayı salık veren bir cümle. Ancak bu çok kısa süren bir teselli. Pazartesi diye bir gerçek var ve düşüncesi bile çoğumuzu strese sokmaya yeminli.

Doğada pazartesi yoktur. Ne kadar yatıştırıcı ve makul olmayı salık veren bir cümle. Ancak bu çok kısa süren bir teselli. Pazartesi diye bir gerçek var ve düşüncesi bile çoğumuzu strese sokmaya yeminli. Pazar gününün öğleden sonraki yarısını da bu stres, sinir ve gerilimden sorumlu tutan bir ben değilim herhalde.

Pazartesi Sendromunun Bilinen Nedenleri

Uyku düzeninin hafta sonu bozulması: Yoğun çalışılan uykusuz kalınan hafta içi günlerinden sonra hafta sonu daha fazla uyunması- ki bu hafta başı daha yorgun hissetmemize neden oluyormuş.

Sosyal hayat: Diğer insanlarla konuşmak ve paylaşımda bulunmak pazartesi sendromunun hafifletilmesinde yardımcıymış.

Ani değişimler: Hafta başı başlanması düşünülen diyet, egzersiz, bırakmayı düşündüğünüz sigara-alkol gibi alışkanlıklar.

Kendini kötü hissetmek: Mecburiyetle değil isteyerek ve keyifli geçirilen iki günün ardından belli bir rutine dönme hissiyatı.

Sağlık durumu: Maalesef pazartesi günü en çok kalp krizi ve inme geçirilen gün olarak kaydediliyormuş. Ayrıca kan basıncı yüksekliği ve kilonuza dikkat etmenize rağmen hafif bir kilo alımının gerçekleştiği gün.

İşini sevmemek: Yaşamı devam ettirmek için mecbur olduğunuz ve aidiyet hissetmediğiniz bir işi yapmak. Bu arada uzmanların şöyle bir önerisi var, şayet iş başvurusunda bulunacak iseniz bunu salı günü yapmanız. Bütün bunlara ek olarak yapılan çalışmalar Pazartesi günü hissedilen stres ve depresif durumun salı, çarşamba ve perşembe günlerinden farklı olmadığı ve cuma gününün ise hafta sonu beklentisi ile çok daha farklı olduğu yönünde.

Pazartesi Sendromu Stresi

Eğer bu sendromu kendi kafamızda yaratıyorsak nasıl o kadar güçlü bir isteksizlik ve baskı oluşturuyor ki fizik bedenimiz buna tepki veriyor. Madem buna düşüncemiz yol açıyor düşüncelerimizi değiştirebilir miyiz? İnsan aklının yanıltılması sandığımız kadar zor değildir. Algı farklılaştırma yöntemlerinin sihirbazlık gösterilerinde ne kadar işe yaradığını düşünün. Olmayan şeyleri olmuş gibi görmemizin ya da dikkatimizi dağıtma yöntemlerinin.

Belki de aklımıza yapmamız gereken birkaç sihirbazlık numarasıdır. Neye inandığımız önemli zihin bunu doğru kabul edecektir. İşe pazar günü özellikle öğleden sonra girilmeye başlanan o stresten başlamamız gerek. O günün pazar olduğunu hiç düşünmeyeceğiz. Bu hafta pazartesi sendromu yok. Bir tatil günü olarak düşünebiliriz. İsimlendirmek strese girmek için yeterli. O gün rahat bir şekilde planlarımızda ne var ise yapacağız. Bu arada önerim pazartesi gününe hazırlanacak iş, proje ya da başka hazırlıkların cuma günü akşamından ya da cumartesi gününden bitirilmesi.

Pazar Akşamını İyi Geçirmek Gerek

Pazar akşamı rahatlatıcı bitki çayları içebiliriz, eğlenceli bir film izleyip, güzel bir sohbet ortamında bulunabilir ya da istediğiniz başka şeyleri yapabiliriz. Hafta içinde yattığınız saatlerde yatağa girmek önemli. Ertesi günün pazartesi olduğunu hiç düşünmeden rahat bir uyku çekiyoruz. Sabah uyandığınızda çalan saate düşman olmadan, kahrolmadan ve sanki dünya başımıza çökmüş gibi düşünmeden hazırlanıp çıkıyoruz. Kendimizi biraz zorlamamız gerekebilir ama bu zorlama işe gittiğinizde anlamsız ve gereksiz bir yaşam sevinci ile gülümseyen insana karşı dayanma gücü veriyor ve psikolojinizi sorgulamanıza sebep olmadan devam sağlıyorsa değer diyorum.

Pazartesi sendromu dediğimiz şey öğrenilen ve yaşandıkça üstüne olumsuzluklar konulan bir duygu durumu. Eğer bu duygu durumundan çıkamazsak yaşamımızdan kaç pazartesiyi kaybedeceğiz? Yaşam süresi içerisinde bu ciddi bir gün kaybıdır. Ömrü ortalama 70 yıl kabul etsek 70 yılda 3640 gün. Hiç birimizin yaşamının pazartesilerini stres ve depresyona girerek kaybetmek gibi bir lükse sahip olduğunu düşünmüyorum.

En nihayetinde bilmem kimlerin isim verdiği haftanın günlerinden, yine bilmem kimin haftanın başlangıç günü seçtiği zavallı pazartesiyi böyle nefret edilesi bir gün olarak işaretlemek adil değil. Pazartesi günü yaşam sürecimiz içerisinde yaşanmayı diğer günler kadar hak eden, içinde mutluluğu, sevinci, umudu, üzüntüyü, acıyı, güzellik ve çirkinlikleri barındıran bir zaman sadece. Bu zaman parçasına bu kadar anlam yüklemek ve sevmemek insanın kendine yapacağı, +/- 3640 gününün kaybına sebep olacağı açık bir kötülüktür.

Kendimize Gelelim

Bu sendromu abartarak diğer ülkelerdeki çalışma sürelerini araştırmaktan, kendi yaratılış amacınızı sorgulamaya giden bir yelpaze içine dahi girebilirsiniz. Sadece bir günün buna sebep olması çok saçma. Kendimize gelelim. Kendimizi nasıl hissettiğimiz, nasıl bir duygu durumu içerisinde olduğumuz eğer yaşam kalitemizi ve başımıza gelecek olayların niteliğini belirliyor ise daima iyi ve doğruyu başa çıkılabilecek durumları seçmemiz elbette olması gerekendir.

Üstelik çevrenizdeki insanların bize verdiği tepkilerde bizim davranış şeklimizin etkisi olması gerçeğini de göz önüne aldığımızda pazartesi günü sendromunun bozulmalara ve telafisi güç negatif etkiler yaratmasına hiç gerek yok. Pazartesi haftanın günlerinden bir tanesidir. İçinde bizi sevince boğacak haberler, gülümsetecek detaylar ya da acıya boğacak ve hüzünlendirecek şeyler barındırabilir. Tıpkı diğer günler gibi. Yaşayıp görmek gerekir.

Üstelik sendroma girin girmeyin yaşamamak gibi bir şansınız yok. Bu nedenle kan basıncımızı yükseltmeye, kalp krizi geçirmeye, mutsuzluğa ve isteksizliğe kapı açmak büyük sıkıntıya neden olabilir. Düşünsenize ölmüşsünüz sebep ise pazartesi sendromunun sebep olduğu kalp krizi. Öbür tarafta bu sebebe epeyce gülerler. Üstüne üstlük biz de bu yüzden öldüğümüze çok pişman olabiliriz.

Yazar: Aylin Öner

Subscribe to Enstitü Blog - Teknoloji, Eğitim ve Değişim Üzerine

Don’t miss out on the latest issues. Sign up now to get access to the library of members-only issues.
jamie@example.com
Subscribe