Sosyal Medyanın Çocuklar Üzerindeki Etkisi

Sosyal medya kullanıldıkça içine çeken devasa bir iletişim ağıdır. İçinde özellikle Facebook, Instagram, Twitter, YouTube ve Snapchat gibi uygulamaları barındıran bu ağlar, insanları günden güne kendilerine bağımlı hale getirmeyi başarıyor.

Sosyal medya insanların birbirleriyle etkileşimde bulunduğu ve günün çoğu zamanını burada harcadıkları bir içerik platformudur. 2019 verilerine göre dünya nüfusunun yaklaşık %45'i sosyal medya kullanıyor. Verilerden yola çıkarsak sosyal medya dünya nüfusunun neredeyse yarısının hayatında önemli bir role sahip. Özellikle çocuklar için sosyal medya hayatlarının en önemli parçası halini almayı başarıyor.

Devasa İletişim Ağı

Sosyal medya kullanıldıkça içine çeken devasa bir iletişim ağıdır. İçinde özellikle Facebook, Instagram, Twitter, YouTube ve Snapchat gibi uygulamaları barındıran bu ağlar, insanları günden güne kendilerine bağımlı hale getirmeyi başarıyor. Peki buna nasıl engel olabiliriz? En doğru yolu, kendimize sınırlar koymaktan geçiyor. Eğer bu iletişim ortamında belirlediğimiz saatleri aşmazsak, günün diğer saatlerini özel hayatımızda değerlendirmek oldukça mümkün görünüyor.

Sosyal medya günden güne bizi içerisine alan ve kendi dünyamızı oluşturmamızı sağlayan bir alan haline gelmeyi başarmış durumda. İletişim kurabilmeyi hem kolaylaştırıyor hem de eskiden kurduğumuz o karşılıklı yüz yüze iletişimi çoğu zaman aratıyor. Bizim yanımızda bu durumdan en çok etkilenen ise maalesef çocuklar oluyor. Peki bu durumun çocuklar üzerindeki olumlu katkıları ve onları olumsuz yönde etkileyen unsurları nelerdir? Gelin birlikte göz atalım.

Çocuklar Üzerindeki Olumlu Katkıları

Bu sosyal ağların çocuklar üzerindeki olumlu katkılarına değinecek olursak, sosyal medya çocukların kendi düşüncelerini özgürce ifade edebilmesini, konuşabilmesini, tartışabilmesini ve neyin iyi neyin kötü olduğuna karar verme sürecini hızlandırmaya olanak sağlıyor. Günün çoğu zamanını sosyal ağlarda geçiren çocuklar, burada eğitici ve öğretici videolarla kendilerini geliştirebiliyor ve burada iletişim kurdukları kişilerle uzun bir dostluğun temelini atabiliyorlar. Böylece çocukken başladıkları bu serüven hayatları boyunca bazı alanlarda kendilerini olumlu yönde geliştirme olanağı sağlıyor.

Çocuklar Üzerindeki Olumsuz Yönleri

Günümüzde ebeveynler, çocuklarının sıkılmamaları ve huysuzluk etmemeleri için çoğu zaman tablet ve telefonlara başvuruyor. Böylelikle çocuklar, dışarıda arkadaşlarıyla yüz yüze konuşmak ve iletişimin en önemli yapı taşlarını burada oluşturmak yerine tablet veya telefonlardan kimliklerini bile bilmedikleri sahte hesaplarla, yaşıtlarıyla veya yetişkinlerle iletişim kuruyor.

Dolayısıyla burada kurdukları iletişim, çocukların doğru bir şekilde iletişimi öğrenememesine neden olup, duygusal gelişimlerine uymayan durumları görmelerine ve yetişkinlere uygun içeriklere maruz kalmalarına neden oluyor.

Çocukları Nasıl Yönlendirmeliyiz?

Ebeveynler çocukların sosyal medya kullanımı her an kontrol etmeli. Çocukların hangi uygulamalarda vakit geçirdiği, hangi içeriklere göz attığı ve arama geçmişi her an kontrol altında olmalı. Bu sadece çocukları kötü içeriklerden korumak için değil, aynı zamanda çocuğun nelere ilgi duyduğu, hangi müzik türünü dinlemekten hoşlandığı, ya da ne tür resim çizmekten keyif aldığını belirlemek için önemli. Bu sayede çocukların sevdiği alanda ilerlemesi ve o yönde kendini geliştirmesini sağlamak için ailelerin harekete geçmesi gerekiyor.

Çocuğu Gerçek Hayatla Tanıştırmalı

Her ne kadar sosyal medyanın olumlu ve olumsuz yönlerinden bahsetsek de aileler ne kadar çocukları sosyal medya ile tanıştırmak istemese de maalesef bu kaçınılmaz sonu her aile yaşıyor. Aileler olarak çocuklara sosyal ağlar için belirli bir kısıt getirilmesi ve bu kısıtı çocuğun bir kural olarak benimsemesi çok önemli. Sosyal medya yönetimi çok önemli. Bu durum mutlaka ailelerin elinde olmalı.

Aynı zamanda çocukların iletişimlerini güçlendirmek için onları gerçek hayatla da tanıştırmak gerekiyor. Çocuğun özgürce mahallede top oynaması, ip atlaması ve arkadaşlarıyla zaman geçirmesi iletişimini geliştirmesine olanak sağlıyor. Bu iletişimin gücünü çocuklara aşılamak ve iki tarafı da dengede tutmak ise en başta ailelere düşüyor.

Yazar: Ecesu Patak

Subscribe to Enstitü Blog

Don’t miss out on the latest issues. Sign up now to get access to the library of members-only issues.
jamie@example.com
Subscribe