Sosyal Medyanın Hayatımızdaki Yeri

Sosyal medya günümüz dünyasında insanların ses, görüntü, animasyon ve video yardımı ile iletişim kurdukları ve her geçen gün büyüyen dijital dünyanın genel adı olarak tanımlanabilir.

Sosyal medya günümüz dünyasında insanların ses, görüntü, animasyon ve video yardımı ile iletişim kurdukları ve her geçen gün büyüyen dijital dünyanın genel adı olarak tanımlanabilir. Her ne kadar hayatımızda çok yeni yer edinmiş gibi görünse de insanların birbiriyle karşılıklı olarak haberleşme ihtiyacının giderilmesi amacıyla ilk olarak 1971 yılında iki bilgisayarın birbirine mail göndermesiyle bugünkü sosyal medya dünyasının temelleri atılmış. Ama artık Sosyal Medya Her Yerde.

Dijital Dünya

Bu temeller tüm ilk olarak basit sohbet programlarıyla karşılık bulmuş ve o günün internet kafeleri de dijital dünya içerisinde yer almak isteyen insanlar tarafından sık sık ziyaret edilir hale gelmişti. Bu sohbet programlarının hemen ardından arkadaşlık siteleri bu yeni oluşumun içinde yer almak isteyen bireylere birer basamak olmuş ve hızlı bir şekilde sanal sosyalleşme başlamıştır. Ülkemizde sosyal medyanın mihenk taşı olarak adlandırılan Facebook’ın 2004 yılında hayatımıza girmesiyle dijital dünya büyük bir ivme kazanarak bizleri 2006 yılında Twitter 2010 yılında ise Instagram ile tanıştırmıştır.

Sosyal medyanın yeni dünyanın en ses getiren yanı insanlara katılımcılık kazandırmış olması. İlk andan itibaren bu dijital mecrada yer alan insanlar kendilerini ifade eden bilgileri karşıdaki bireylerle paylaşarak yeni insanlar tanıma imkanına sahip oldular. Aynı zamanda YouTube gibi video paylaşım siteleri sayesinde kendilerine yeni kazanç kapıları elde etmiş takipçi sayısı kavramıyla da sosyal medya üzerindeki bilinirliliğini arttırmışlardır. Bu dijital dünya günümüzde sadece bireylerin kendi aralarında iletişim kurduğu bir platform olmaktan çıkıp kurumsal şirketlerin de rekabette ilk sıralarda yer alma çabası içine girdiği bir ticaret pazarı haline gelmiştir.

İş Hayatında Sanal Dünya

İş dünyasında var oluşlarını devam ettirebilmek adına satışlarının arttırılmasını öncelikli hedef olarak belirleyen bu tüzel hesaplar ürün tanıtımlarını ve müşteriye ulaşılabilme stratejilerinin neredeyse hepsini sosyal medya üzerinde toplamıştır. Dünya nüfusunun %96’sının ülke nüfusumuzun da % 93 ünün mobil telefon kullanıcısı olduğunu gösteren istatistiklere bakılırsa bu benzetme olarak kullanılan sanal dünya lafının nereden geldiği de anlaşılabilmektedir.

Sosyal medya kullanımı aynı zamanda online olması sebebiyle hayatın akışından anında haberdar olmamızı sağlayan etkilerini oldukça çabuk görebildiğimiz büyüklüğü kanıksamayacak bir etkileşim platformudur. Bu platformun en büyük örneğini ülkemiz gezi olayları sırasında yaşamıştır. Belki de planlandığı şekilde bitecek yeni düzenlemeler duyarlı insanların bu olayı sosyal medya mecrasına taşımasıyla birden ülke olayı haline gelerek ciddi anlamda ses getirdi. Yapılan araştırmalar sonucu gezi olayları sırasında sadece bir günde 2 milyon tweet atıldığı bilgisini de göz önüne alırsak sosyal medyanın etkisinin ne kadar büyük olduğunu bir kez daha kanıtlamış oluruz.

Sosyal Medyanın Geleceği

Peki olaylar üzerindeki etkisiyle görünmese de bir oto kontrol görevi olan hatta şirketlerin satış stratejilerini belirlemelerinde ciddi bir yer kaplayan bu sosyal medyanın geleceği konusunda bizi neler bekliyor? Bu konudaki en büyük değişim insanların alışveriş alışkanlıklarında yaşanıyor. Şimdilerde e ticaret siteleriyle hayatımızda olan bu alışkanlık gitgide daha küçük uygulamalar ile daha kullanılır hale getirilmeye çalışılıyor. Yani insanların etkileşimi dolaylı olarak da satışı arttıracak ve kendilerine zaman kazandıracak bu uygulamalar ile tamamen sosyal medya pazarının içine çekilecek.

Süper marketlerin internet üzerinden satışlarını yaygınlaştırma çabası bitmeden firmalar siparişinizi kapıya kadar getiren uygulamaları hayatımıza sokuyorlar. Bu önüne geçilemeyen ticaret modeli aslında. Bize daha bu uygulamaların başlangıç olduğunu yakın gelecekte insanların artık izlediği bir videoda beğendiği ürünü satın aldıktan sonra izlemeye devam edebileceğini hatta kendimiz alışverişe çıksak bile mağazada kıyafeti deneme yönteminin tarih olacağını insanların yapay zeka ile kıyafetleri kendi üstlerine giymiş gibi ekranlardan takip edebileceğini göstermiyor değil.

Yazar: Erdinç Ceyhan

Subscribe to Enstitü Blog - Teknoloji, Eğitim ve Değişim Üzerine

Don’t miss out on the latest issues. Sign up now to get access to the library of members-only issues.
jamie@example.com
Subscribe