Sosyal Medyayı Hızla Yok Ediyoruz

Dönün bakın her yer sosyal medya blogu. Sosyal medya kelimesinin arkasına rastgele bir rakam girin başka bir sosyal medya haberi bloğu karşınıza çıkar. Herkes birbirinin arkasından konuşmaktan gerçek bilgi veren veya deneyimini aktaran tek bir platform kalmadı.

Fakat içeriğini değil kendisini yok ediyoruz. Mecraları yok ediyoruz. Markaların imajını ve varlığını yok ediyoruz. İnsanların güvenini yok ediyoruz. Farkında değiliz ama adım adım kendimizi yok ediyoruz.

Önceden İdealisttik

Bundan birkaç yıl öncesine dönelim. Sosyal medyanın yeni yeni hareketlenmeye başladığı yıllara. Ne yapıyorduk? Sosyal medyanın faydalarını firmaları anlatıp bu alanda çalışmalar yapmaya ikna etmeye çalışıyorduk. Projeler peşinde koşuyorduk. Neden? Çünkü idealisttik. Yaptığımız her şey süper olsun diye çabalıyorduk.

Sonra ne mi oldu? Sosyal medya bir fırsat oldu herkese. Firmalar artık burada olması gerektiğinin farkına vardılar ve ‘’biz bu işi nasıl yaparız’’ bunu düşünmeye başladılar. İşte tam bu noktada rekabet ortaya çıktı. Sosyal medyada olmak isteyen fakat bunun ne anlama geldiğini bilmeyen sosyal medya danışmanlığı satılmaya başlandı. Ortalıkta hizmet standardı diye bir şey kalmadı. Söyleyin hadi. “Sosyal medya senin tekelinde mi? En çok sen mi biliyorsun? Başkası yapamaz mı?” deyin.

Yapar yapmasına da sadece para için yapar. Sadece görebildikleri kadarıyla yapar. Markanıza pozitif katkı sağlamak için değil cebine katkı sağlamak için yapar. Sosyal medya pazarlamasını iki günde bir iki kere Facebook’ta hikaye ekleyip fotoğraf paylaşmaktan ibarettir diye düşündüğü için yapar. Yapar ama nasıl yapar kim bilir?

Sahip Çıkamadık

İşimize sahip çıkmadığımızı itiraf edelim. “Şunu bil ki pazarlama dediğin şey ciddi bir konudur, içinde iletişim vardır, marka vardır, imaj vardır, strateji vardır, hedef vardır, dikkatli çalışmak gerekir” diyemedik. “Sen bu konu ile alakalı hiçbir eğitimini almamış birini alıp fabrikan da makine başına koyar mısın? Orada olmayan bir adamı niye getirip markanın yüzü, sesi ve kulağı yapıyorsun” da diyemedik.

Bir gün firmanın birinde yapılan bir çalışmada “Ben 10 yıldır bu firmada çalışıyorum, gözüm kapalı her şeyi biliyorum, yeni gelen bir adam benden daha mı iyi olacak” diyordu bir amca. Kendini yanlış savunuyordu ama biz onun kadar da savunmadık. Ciddi ciddi bir mesleği ayaklar altına düşürdük. Şimdi kendi hatamızın sonuçlarını görüyoruz. Tüketiyoruz sosyal medyayı.

Gerçek Bilgi Yok

Sektörde sözü olan kişileri bir araya getirip sektörü bir adım ileri taşımak için bir adım atalım ve bilgilerimizi paylaşalım diyemedik. Dönün bakın her yer sosyal medya blogu. Sosyal medya kelimesinin arkasına rastgele bir rakam girin başka bir sosyal medya haberi bloğu karşınıza çıkar. Herkes birbirinin arkasından konuşmaktan gerçek bilgi veren veya deneyimini aktaran tek bir platform kalmadı.

Reklam yaparak biraz para kazanma mantığı ile açtığı blogda “Bugün Twitter yeni bir özelliğini duyurdu” şeklinde sosyal medya blogculuğuna başlayan yüzlerce kişiden biri olduk. Tamam da Twitter kendi blogunda o haberi zaten duyuruyor sen yazdın diye ne değişti? İki satır yorumlasaydın? Yok. Olmadı. Herkes haber verdi geçti. Yine ortalık çöplük oldu.

Ne İş Olsa Yaparım Ajansları

Ha tek suçlu biz miydik hayır tabi ki. Hani var ya ne iş olsa yaparım ajansları. Adwords, Sem, kurumsal kimlik, web tasarım, marka danışmanlığı, seo, grafik tasarım hizmetleri, katalog, broşür, dijital baskı, kartvizit, fotoğraf çekimi, kurumsal tanıtım videosu, tabela, araç giydirme gibi işler. İşte onlar için de ek gelir oldu sosyal medya. Elinde zaten hazırda olan bir müşteri portföyü var.

Adam web sitesi yaptırmak istiyor. Bunun aklına sokmuşlar Adwords yapmalısın mutlaka diye. Aylık 3-4 Bin TL bütçe ayırmış. “Sadece o olmaz abi sen gel bana ben sana sosyal medya da yapayım sana aylık 250 TL’ye, hallederiz.” Deniliyor. Bu yaklaşım adama sıcak geliyor. Anlamıyor ya. Halbuki sorsan kendine “Akşam iki kişi yemek yesem 250 TL den fazla tutar sen bana o paraya bir ay sosyal medya yönetimi yapalım diyorsun, bu nasıl olacak ”. Ama kendine bu soruyu sormak yerine “Tamam” diyor. Doğru geliyor çünkü. Bilmiyor ki onun aylık adwords bütçesi diye ayırdığı paranın %10’u kullanılacak ve gerisi cebe atılacak. Tüketmiş miyiz sosyal medyayı? Henüz değil ama hızlıca tüketiyoruz.

Yazar: Hasan Haktan Akpulat

Subscribe to Enstitü Blog

Don’t miss out on the latest issues. Sign up now to get access to the library of members-only issues.
jamie@example.com
Subscribe