Tükenmişlik Çağında Sıra Bize De Geldi

Bu sendromun öyle uzun uzadıya bir geçmişi yok aslında. Çağımızın hastalığı diye nitelendirilen bazı hastalıklar vardır ya hani tam da bu sendrom için öyle denebilir. Artan rekabet, sosyal medya ve olumsuz hayat koşulları tarafından kuşatılmış durumdayız.

Yaşadığımız dünyada üretmek yerine sürekli tüketen biz insanlar için belki de kaçınılmaz son “tükenmişlik sendromu”. Değerlerimizin, kaynaklarımızın hızla yok olduğu dünyada elbette çaresiz hissettiğimiz anlar var. Üstelik bu anlar gün geçtikçe hızla çoğalıyor. Evet, olumsuz koşullar daha ağır basıyor gibi görünebilir. Ancak her zaman ışığa açılan bir kapı vardır. Birinin bize el uzatmasını beklemeden, kendi gücümüzle bu karanlık odadan çıkabiliriz.

Tükenmişlik Sendromu Nedir?

Bu sendromun öyle uzun uzadıya bir geçmişi yok aslında. Çağımızın hastalığı diye nitelendirilen bazı hastalıklar vardır ya hani tam da bu sendrom için öyle denebilir. Artan rekabet, sosyal medya ve olumsuz hayat koşulları tarafından kuşatılmış durumdayız. Üzerimizdeki sorumluluklar gün be gün büyürken biz küçülüyor gibi hissetmeye başlar olduk. Elbette bu tükenmişlik sendromu psikolojik bir rahatsızlık olduğu kadar fiziksel de bir rahatsızlık bir bakıma. Eğer kendinizi;

  • Stresle başa çıkamaz halde
  • Sürekli yorgunluk durumu
  • Her an patlayacak bir bomba gibi öfkeli
  • Umudunu yitirmiş
  • Öz güven kaygıları içinde boğulmuş
  • Geçmek bilmeyen baş ağrıları çekerken
  • Uykusuz geceler içinde
  • Hatta sindirim sorunları yaşarken
  • Yalnızlığı sevmeye başlarken

Ve elbette kendinizi yetersiz hissettiğiniz anlarda buluyorsanız derin bir nefes alın ve çok geçmeden kendinizle ilgilenmeye başlayın.

Tükenmişlik Sendromu Teşhisi İçin Ne Gerekli?

Bahsettiğim fiziksel ve duygusal durumlar içinde dahi olsanız lütfen kendi kendinize teşhisi koymayın. Öncelikle işinde uzman psikolog veya psikiyatrlar ile görüşmeler yapın. Hikayenizi paylaşın. Eğer uzman sizde böyle bir sendromun varlığından şüphe duyarsa, size Maslach Tükenmişlik Ölçeği uygulaması yapacaktır. Çıkacak sonuçlara göre de doğru bir tedavi uygulanacaktır.

Tükenmek İstemiyorum

Uzmana gittiğiniz ve size tükenmişlik sendromu teşhisi konuldu. Belki ilaç takviyesi gerekti, belki uzman tavsiyeleri. Peki ya sizin kendiniz için yapabilecekleriniz? Aslında işin en önemli kısmı burada başlıyor. Öz güven. Elbette bu, kısa bir süreç değil. En baştan, kendinize değer vererek çıkmalısınız yola. Kendinize bir mektup yazarak mesela. Yazmaktan hoşlanmıyorsanız çıkın sahilde kendi kendinizle konuşmayı deneyin.

Nelerden hoşlanıyordunuz? Kimlerle vakit geçirmek size iyi geliyordu? Yerken kendinizi kaybettiğiniz o tatlıcıya en son ne zaman uğradınız? Diyeti boş veremez misiniz kısa süreliğine? Ya da ertelediğiniz o film acaba hala vizyonda mı? Belki de bir evcil hayvan sahiplenmek için harika bir zaman. Gönüllü programlara kayıt olabilirsiniz. Örnekleri çoğaltmak mümkün. Gerçekleştirmek de.

Kendinize verdiğiniz değer ve ayırdığınız zaman arttıkça göreceksiniz ki işler nasıl da yoluna koyulmaya başlayacak. İşinizde daha verimli çalışacaksınız. Bu performansınızı olumlu etkileyecek. Belki de beklediğiniz gelişmeler gerçekleşecek. Ailenizle daha keyifli vakit geçireceksiniz. Sevdiklerinizle çok daha mutlu anlar biriktireceksiniz. Çünkü çağın hastalığı tükenmişlik sendromunun sizi tüketmeye gücü yetmedi.

Yeniden Başlamanın Tam Zamanı

Karanlık odadan çıkma vakti. Belki de biraz mükemmeliyetçiliği de bırakma vakti. Dünyayı siz tek başınıza kurtaramazsınız. Yük gibi omuzlarınıza binen tüm olumsuzluklardan sıyrılma vakti. Yanınıza sevdiklerinizi, sevdiğiniz müzikleri, size iyi gelen her şeyi alıp yeniden başlama vakti. Unutmayın, zaman çok hızlı akıp gidiyor. Ve hala zamanı durduracak teknolojiyi bulamadılar. O halde siz yaşadığınız her anı keyifle geçirmeye bakın.

Yazar: Merve Karadenizli

Subscribe to Enstitü Blog

Don’t miss out on the latest issues. Sign up now to get access to the library of members-only issues.
jamie@example.com
Subscribe